24 Şubat 2011 Perşembe

merhaba yine ben borneo adasıyla alakalı resim koymaktan bir türlü kendimi alamıyorum. burda bina tasarlayan mimar başkasına tasarlıyorum kendime niye tasarlamıyorum demiş neyse boşverelim kim neyi tasarlamış ben daha çok şu aşağıdaki tavşanı sorgulamak isterim veya siterim. canım tavşan çekti heralde niye orda tavşan olsun istedim bilmiyorum niye çizgisi var ondan hiiiç haberim yok işte. belki bize dönük olabilirdi ama böylede iyi ya tavşan suratı görüp napıcaz. bu arada resimler niye böyle titrek onu söyliyim yeni bulduğum bi teknik falan değil ali paşaoğlu facebookta paylaşmış bi yorum yapmış falan orda gördüm geçen....... bi arkadaş dünyada gezip görülesi yerleri görenlerin çektiği fotolardan bu ünlü mekanların resimlerini yapmış yani üstüste koymuş işte, keşke link falan koysamda bilgilendirsem merak edeni. aynı noktadan çekilmelerine rağmen resimlerin hiçbirinin açısı uymuyo sonunda abuk resimler çıkıyo işte ben beğendim. neyse kısacesı onu taklit ettim biraz fena olmadı ama.
işte borneo adası eskiden limanmış 70lerde hippi mekanı oluvermiş. roprtj yaptığımız bi kadının bi arkadşı varmış o da hipiymiş zamanında botta yaşıyomuş sonra burdan ev almış. hırs yapmış heralde. hala yaşıyomuş hipiler burda botlarda.... kuşlar güzel
geçen hafta sonu analiz dersi için amsterdama gittik sabahın köründe. 2 saat rötarla vardık biri yanlış alarm vermiş utrecht de. utrecht ana istasyonmuş buralarda her tren oradan geçiyomuş mutlaka. neyse gezdik gördük amsterdamın borneo adasını. 2 binamız var analiz etmemiz gereken ve ropörtaj da yapmamız lazım. 3 kişiyle yaptık 1 kişinin telefonunu aldık 2 kişi tarafından reddedildik. borneo adası resimlerde görüldüğü gibi şahane değil ıssız biyermiş gibi geliyo insana.

14 Kasım 2010 Pazar

bütün gün evde oturmama rağmen çok yorgun hissediyorum. sadece bi bisikleti tamir edememiş olmak insanı bu kadar yormamalı bence. hayat bi garip bazen böyle işlerin 900 tanesini birden yaptığım günler hiç yorgunluk yapmazken bazen de 1 tanesi çok yoruyor.

6 Kasım 2010 Cumartesi




bu haftasonu belçikadaydık yiğitle. ipek i ziyaret ettik bizamanlar sadece yiğitin arkadaşıydı şmdi benim de arkadaşım oldu. brükselde yüksek yapıyo bi yandandan da çalışıyomuş. mimar kendisi okulda 4-5 projeyi beraber almışlar yiğitle. hollandadan güneye indikçe cafeler barlar daha bir güzelleşiyor. burda fransızların işlettiği bi kafedeyiz yiğitle ben krep yedik jambonlu ipek de naneli çay içti. ben ipeğe gelen nanenin bardağını çanağını çok sevdiğim için bir de kendime normal çay söyledim ama su bardağında geldi benim çayım nedense. çalışanlara ingilizce sordum fransızca cevap verdiler. fransızca cevap verdim ingilizce cevap verip sonra tekrar fransızca konuşmaya başladılar.

venedikteki bienalin giardini kısmında selin çektirdi bu fotoğrafı. bütün gün yağmur yağdı sergi gezmek için ideal bi gündü neredeyse bütün günümüzü bianeli gezmekle geçirdiysekte bitmedi baya büyükmüş tahmin ettiğimden. aslında sandalyeleri çekmeye çalıştım çocukta orda duruyodu önceki resimde bahsettiğim gibi dubaiden sonra çocuk resmi çekmeye korkar oldum pek elim varmıyo

3 Kasım 2010 Çarşamba


federico çkti bu fotoğrafı rotterdamdayken. fotoğrafı çektikten sonra dönüp, dubide fotoğrafını çektiğimiz bi çocuğun babasının bize nekadar kızdığını anlattım. izin almadan kimsenin çocuğunu çekmemesini söyledim ama fotoğrafı gördükten sonra hak verdim. çekilmiycek gibi de değilmiş.